Biyolojik Çeşitlilik ve Antalya’nın Doğal Zenginliği

0
3

Antalya, su, toprak, hava ve ateş gibi temel doğal unsurların uyumlu etkileşimiyle şekillenen eşsiz yaşam alanlarına sahip özel bir coğrafyadır. Mavi gezegenimizdeki doğal çeşitliliği en çarpıcı biçimde gözlemleyebileceğimiz bölgelerden biri olan Antalya, kısa mesafeler içinde farklı ekosistemleri bir arada barındırmasıyla dikkat çeker. Aynı gün içinde deniz seviyesinde bir deniz kaplumbağasını gözlemlemek ve yüksek rakımlarda akbabaların süzüldüğünü görmek mümkündür. Bu yönüyle Antalya, hem estetik hem de ekolojik açıdan benzersiz bir doğa mozaiği sunmaktadır Ephesus Day Trips.

Deniz kıyısında palmiyelerin gölgesinde serinlerken, yaklaşık 1200 metre rakımda bir çam ormanında kar yağışıyla karşılaşmak, bölgenin doğal çeşitliliğini gözler önüne seren etkileyici bir örnektir. Bu özellik, Antalya’nın yalnızca turistik değil, aynı zamanda ekolojik açıdan da son derece değerli bir bölge olduğunu göstermektedir.

Ekosistem Çeşitliliği Açısından Antalya

Antalya’yı yalnızca Akdeniz bitki örtüsü, makiler ve orman ağaçlarıyla sınırlı olarak değerlendirmek yeterli değildir. Bu bölge, biyolojik çeşitliliğin en önemli kategorilerinden biri olan ekosistem çeşitliliği açısından ele alınmalıdır. Bir doğa korumacının bakış açısıyla değerlendirildiğinde asıl önemli olan, bu ekosistemlerin sürdürülebilirliği ve korunmasıdır.

Ne yazık ki Antalya’nın sahip olduğu zengin ekosistemler günümüzde çeşitli çevresel tehditlerle karşı karşıyadır. Plansız yapılaşma, iklim değişikliği ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı bu eşsiz doğal dengelerin geleceğini riske sokmaktadır. Bu nedenle bölgenin ekolojik değerlerinin korunması büyük önem taşımaktadır.

Yükseltiye Göre Bitki Örtüsü ve Ekolojik Kuşaklar

Antalya’da yükselti farklarının fazla olması, bitki örtüsünün ve ekosistemlerin çeşitlenmesine neden olmaktadır. Akdeniz coğrafyasına özgü bitki örtüsü genel olarak beş ana kuşakta incelenebilir. Deniz seviyesinden 500-600 metreye kadar olan alanlarda zakkum, delice, kocayemiş ve sandal gibi maki türleri yaygındır Konstantinos Forumu ve Çemberlitaş Sütunu.

600-1200 metre arasında kızılçam ve meşe ağırlıklı karışık ormanlar görülürken, bu kuşağın üst kesimlerinde karaçam ve Halep çamı öne çıkmaktadır. 1200-2100 metre aralığında ise sedir, kayın ve köknar gibi yüksek orman ekosistemleri hâkimdir. Özellikle Antalya-Muğla yöresinde saf sedir ormanları dikkat çekici bir doğal zenginlik oluşturur.

2000 metrenin üzerindeki alanlarda iğne yapraklı ağaçlar seyrelmeye başlar ve 2100-2300 metrelerden sonra ağaç örtüsü tamamen ortadan kalkarak yerini rengârenk çiçeklerle kaplı alp çayırlarına bırakır. Bu yükselti kuşakları, Antalya’nın orman ekosistemlerinin biyolojik çeşitlilik açısından ne kadar zengin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Biyolojik Çeşitliliğin Anlamı ve Önemi

Bilimsel tanımların ötesinde biyolojik çeşitlilik, yaşamın varlığıyla doğrudan ilişkilidir. Canlılık olmadan biyolojik çeşitlilikten, biyolojik çeşitlilik olmadan da sağlıklı ekosistemlerden söz etmek mümkün değildir. Ekosistemler ve canlılar birbirine bağlı bir bütün oluşturur; biri olmadan diğeri sürdürülemez.

Uluslararası hukuk ve bilimsel kaynaklara göre biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve diğer su ekosistemleri dâhil olmak üzere tüm canlı organizmalar arasındaki çeşitliliği ifade eder. Türkiye’de bu kavram, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi çerçevesinde hazırlanan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında ele alınmakta ve korunması gereken temel doğal değerlerden biri olarak kabul edilmektedir. Antalya’nın sahip olduğu ekosistem çeşitliliği, bu açıdan yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte korunması gereken önemli bir doğal miras niteliği taşımaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz